İçeriğe Atla Menüye Atla
logo
BİNGÖL
Bingöl Valiliği
İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü

Araç Teslim Töreni, Başbakanımız Sn. Binali Yıldırım’ın Katılımlarıyla Yapıldı 19 Ocak 2018

Başbakanımız Binali Yıldırım’ın katılımıyla 80 adet 4x4 arazi aracı, 8 orta büyüklükte taşıma aracı ve 11 mobil kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer tehlikeli madde dekontaminasyon aracının teslim töreni AFAD yerleşkesinde gerçekleştirildi.

Törene Başbakan Yıldırım’ın yanı sıra Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Recep Akdağ, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Sağlık Bakanı Ahmet Demircan, Başbakanlık Müsteşarı Dr. Fuat Oktay, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, AFAD Başkanı Mehmet GÜLLÜOĞLU, TBMM eski Başkanı Cemil Çiçek, Eski Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Beşir Atalay, AK Partili milletvekilleri Mücahit Aslan, Emrullah İşler ve AFAD çalışanları katıldı.

AFAD'ın ilk sınavını 2011'deki Van depreminde verdiğini belirten Başbakan Yıldırım, kurumun, memleketin her yerinde organize olması gerektiğini Van depreminde gördüklerini dile getirdi. Yıldırım, Van depreminin, AFAD'ın yapılanmasını etkileyen önemli bir olay olduğunu ifade etti. Van depreminde, ülkenin geçmiş dönemlerdeki acziyeti yaşamadığını vurgulayan Yıldırım, 1999 Marmara Depremi’nde Ankara'nın 2 gün deprem bölgesiyle irtibat kuramadığını anlattı. Devletin hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığını, bir yılda 5 milyarın üzerinde para harcandığını, 30 bin konutun yapıldığını kaydeden Yıldırım, 1970'li yıllarda yaşanan Varto depreminin konutlarının ise AK Parti döneminde tamamlandığının altını çizdi. Yıldırım, Türkiye’nin sadece hudutlar içinde değil, dünyanın birçok bölgesinde en hızlı şekilde organize olabilen ve gerekli desteği veren bir ülke haline geldiğini vurgulayarak şunları söyledi: "İftiharla söylüyorum, AFAD, kimseden bir şey beklemiyor. Bir olay anında, bakıyorsun, herkes organize oldu, oraya gitti. Bu başarıldı. Bu, bizim büyük bir başarımız. Kimse ortalıkta bağırmıyor, ‘Bu niye gelmedi, gitmedi’ diye. Oraya, buraya koşuşturmalar yok. Neden, çünkü sistem kurulmuş, herkes ne yapacağını biliyor. Birbirleriyle ortak iletişim kanalları var. Dolayısıyla vatandaş devleti darda kaldığında yanında bulursa o devlete, hükümete güveni artarak devam ediyor. Son 15 yılda bu mealde çok büyük ilerleme kat ettik. Ama yapacağımız iş henüz bitmiş değil. Daha fazlasına ihtiyacımız var."

Başbakan Yıldırım, Bangladeş'e gittiklerini ve Arakan Müslümanlarına AFAD, Türk Kızılayı ve TİKA'nın yardım ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Orada da Türkiye'yi, Türkiye bayrağını gördük. Ülkemiz bütün yardımlarda milli gelirine kıyasla en fazla katkı yapan, en fazla cömertlik gösteren ülke unvanına sahiptir. Bazen ileri geri laflar ediliyor, '3,5 milyon Suriyeliye niye bu kadar para harcıyorsunuz, ne yapıyorsunuz?' Empati yapmak mecburiyetindeyiz. Biz hayatı tehlikede olan, darda, zorda olan, yerinden yurdundan kaçmak, bütün hatıralarının olduğu yerleri bırakmak zorunda olan insanlara kapımızı kapatamayız. Bizim kültürümüzde bu yok, inancımızda bu yok. Tabii ki bağrımızı açtık, soframıza onları dahil ettik. Bunu asla para, hesap, kitap meselesi yapmadık, yapmayız. Bakın, o insanlar orada işler düzelince gidecek. Hiçbir kimse memleketinden ayrı sonsuza kadar yaşayamaz."

Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Recep Akdağ ise konuşmasında, geçmişte afetlerle mücadelenin farklı kurumların çatısı altında etkin bir biçimde yapılamadığını dile getirerek, bunu 1999 Marmara Depremi'nde acı bir şekilde yaşadıklarını belirtti. Bu konunun herkesi ciddi bir şekilde düşünmeye ve bu meseleyi derli toplu ele alarak yeni bir yönetim modeline geçmeye sevk ettiğini anlatan Akdağ, bu çalışmalar neticesinde AFAD'ın 2009'da kurulduğunu ifade etti.

AFAD'ın kuruluşunda yer alan eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile sistemi derli toplu bir hale getiren eski Başbakan Yardımcılarından Beşir Atalay'ın da toplantıda yer aldığını belirten Akdağ, Numan Kurtulmuş, Yalçın Akdoğan, Veysi Kaynak ve Başbakanlık Müsteşarı Dr. Fuat Oktay'ın AFAD'a ciddi katkılarının olduğunu dile getirdi.

Bütün bu emeklerle kurulan ve gelişen AFAD'ın, bugün dünyada Türkiye'nin iftihar vesilesi olduğunu vurgulayan Akdağ, UMKE, Türk Kızılayı, Diyanet Vakfı ve TİKA ile diğer sivil toplum kuruluşlarının dünyada insani yardım konusunda mükemmel örnekler sergilediğine dikkati çekti.

Türkiye'nin, dünyada insani yardımlar konusunda bir numaralı ülke olduğunun altını çizen Akdağ, "Allah'a bunun için şükrediyoruz. Bu bize büyüklerimizden, ecdadımızdan miras kalmış bir özellik. Nerede bir mağdur varsa, nerede bir mazlum varsa onun yanına koşuyoruz. Bütün bu faaliyetler sırasında da AFAD, bir çatı örgütü olarak koordinasyonu üstleniyor."şeklinde konuştu.

Afet müdahalesinin önem arz ettiğini dile getiren Akdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Afetlere hazırlık, afetler açısından riski azaltmak kuşkusuz işin en önemli tarafı. Bunun için de ciddi bir çaba gösteriyoruz. Çok sayıda öğrenci, veli, aile eğitildi. Bu eğitimlere önümüzdeki dönemde daha yoğun bir şekilde mutlaka devam edeceğiz. Toplumdaki her ferdin bir afet durumunda ne yapması gerektiğini bilmesi son derece önemli. Evlerimizi buna göre hazırlamak önemli. Ancak işin riski azaltma açısından en ehemmiyetli kısmının, bina stokumuzdaki problemi düzeltmek olduğu açıktır. Türkiye'de özellikle 2000 yılından önce yapılan binalarda problem var. Van depremi bizim için çok önemli bir sınav vesilesi oldu. Van depremi oldukça büyük bir depremdi. Elbette afetlerle baş edebilmek, riski azaltmak, afet sırasındaki müdahaleler ve afet sonrasındaki iyileştirmeler çok sektörlü, birçok paydaşın katıldığı, kamudan birçok bakanlığın iştirak ettiği, kamu dışından sivil toplumun iştirak ettiği, medyamızın vazifeleri olan bir alan. Van depreminde, 1999 depremiyle kıyaslanamayacak kadar süratli hareket edebildik, yerli yerinde yapılması gerekenleri yapabildik."

Yapı denetim kanunu geldikten sonra yapılan binalarda ciddi hasar olmadığını belirten Akdağ, "Bizim bina stokumuz açısından 2000'den önce yapılan binalara odaklanmamız gerektiğini biliyoruz." diye konuştu.

AFAD Başkanı Dr. Mehmet Güllüoğlu, özellikle afetler konusunda farkındalık oluşturmak üzere yapılan toplantıya teşriflerinden dolayı Başbakan Binali Yıldırım ve bakanlara teşekkür etti.

Türkiye'de afetlerin sadece bir kurumun yönetebileceği bir konu olmadığını söyleyen Dr. Güllüoğlu, "Toplumsal bir farkındalığı oluşturmak gerekiyor. O yüzden de her fırsat bizim için müthiş bir kıymet arz ediyor. Araç teslim töreninde sadece bir müdahale planını değil, afet yönetiminin her aşamasındaki kapasitemizi geliştiriyor olacağız. Aynı zamanda KBRN araçlarıyla özellikle bu alandaki kapasitemizi artırıyor olacağız." diye konuştu.

Konuşmalar sonrasında AFAD Başkanı Güllüoğlu tarafından Başbakan Yıldırım'a, AFAD konteyner kentlerdeki meslek edindirme kurslarında eğitim gören Suriyeli çocukların yaptığı Zeugma Antik Kent'te bulunan "Çingene Kızı"mozaiğinin replikası hediye edildi. Ardından "AFAD" yazılı şekilde dizilmiş 80 adet 4x4 arazi aracı, 8 adet orta büyüklükte taşıma aracı ve 11 mobil KBRN dekontaminasyon aracı teslim edildi.

Kaynak: https://www.afad.gov.tr/